|
İSTANBUL MUSİC AND SEMA GROUP'un yaşattığı duygular...
Salon dopdolu içerde loşluk
Esiyor birden evrensel hoşluk
Musikiden geliyor sarhoşluk
Ömrün sonu belki de boşluk
Kim olursan ol fani dünyada
Güzellik üret, yaratma fesat
İnsanı sev yaratandan ötürü
Duyguların parfümüdür sanat
Sükûnet...
Sağdan selam, soldan selam.
Toprak öpme, secdeye erme.
Diz üstü oturuş.
Ve başlıyor musiki ile birlikte deyişler, ilahiler.
Üstte altı müzisyen, altta altı semazen.
Güzel, ılık, meltem rüzgarı gibi bir fasıl dinlettiler.
Kulaklarımızın pasını sildiler.
Gürültünün müzik olmadığını hissettirdiler.
Sonra huşû ile selamladılar birbirlerini...
Yürüyüş başladı yavaş yavaş ve akabinde dönüş ile selamlaşma.
Elleri, dilleri yok, gönülleri var. İnsana selam, insanlığa selam veriyorlar.
İlahî musiki ile Yaratan'a ulaşmanın yollarında kâh yürüyorlar, kâh dönüyorlar.
Selamlaşıyor, pirlerine danışıyor ve soyunuyorlar : siyah örtülerini atıp aklanıyorlar.
İtaat, teslimiyet ve dönüş süreci sayesinde karanlıktan çıkıp beyazlığa, aklığa, paklığa terfi ediyorlar.
Baş döndüren bir ahenk ile. 3 S kuralı canlanıyor aniden zihnimde : Saz-Söz-Sadakat!
Altı semazen : bir yaşlı usta, bir orta yaşlı kalfa ve dört genç çırak.
Usta kenarda bekliyor bir vicdan abidesi misali.
Kalfa dönen çıraklar arasında lâlezarda bir bahçıvan edasıyla dolaşıyor.
Çiçeklere selam veriyor, su veriyor sanki.
Döne döne mest oluyorlar hep birlikte.
Usta ve kalfa da kapılıyorlar dönme rüzgarına.
Kul hüvallâhü ehad. Allahüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Velem yekün lehû küvüfen ehad. (İhlâs Sûresi)
Meâli : Söyle ki O, bir olan Allah'tır. Kimseye muhtaç olmayıp bütün varlıkların kendisine muhtaç olduğu Allah'tır. Doğurmaz ve doğmaz ve O'na hiç kimse eş ve uygun bulunmaz.
Diz çöküş. Secdeye varış.
Dua. Fâtiha Sûresi. Bedenen ve ruhen teslimiyet. Hu çekiş ve gelindiği gibi sessizce gidiş.
Ve bitmek bilmeyen alkışlar...
Bu Avrupalılar mı İslâm düşmanı ?
"Ne dediğin değil, ne yaptığın önemli" deyişinin en güzel kanıtıydınız. Tebrikler...
Yakup YURT
Brüksel Güzel Sanatlar Sarayı
12.11.2004
"Hangi noktada bulunduğunuzdan daha önemli olan; hangi yöne ve hangi hızla ilerlediğinizdir." Nerede okuduğumu hatırlamıyorum bu anlamlı özdeyişi. Yaşamın kendisini tanımlayan kısa ve özlü bir anlatım. Bir yerde olmak, bir amaca yönelmek, olabildiğince hızlı ilerlemek. Geldiği yeri bilmek, olduğu yeri bilmek, gittiği yeri bilmek. Bilinçli yaşamak kısacası. Esen rüzgârlardan etkilenmek, ama savrulmamak. İnançları bilimle beslemek, doğrularda direnmek, sağlam basmak. Hayali düşmanlarla zaman ve enerji tüketmemek.
Ve tüm bunları yerel ve evrensel yasalara ve etik değerlere uyarak yapmak. Değişerek değil, gelişerek. Yani kendini geliştirerek, daha nitelikli bir geleceği hazırlamak. Nicelik peşinde değil, nitelik peşinde koşmak. Çağdaş uygarlık yarışında saygınlık uyandıran ilkelere sarılmak. Geçici moda akıntılarına değil. Gelişmiş insan oranı arttıkça uygarlaşan bir dünyada ve ülkede mutlu, sağlıklı, dengeli, kendisiyle ve dünyayla barışık yaşayan bir birey olarak. Engelleri aşarak. Kabararak, coşarak. Zaman öldürmeden. Yaşarken ölmemek için, yaşamdan yaşamak için zaman çalarak.
Çevrem zaman bulamamaktan yakınan ve kendilerini geliştirmeyi ve yenilemeyi sürekli erteleyen insanlarla dolu. Herkes çok meşgûl. Kimsenin ne selâm vermeye, ne de verilen selâmı almak için başını kaldırmaya mecali yok. Biz zamana hakim olamıyoruz, zaman bize hakim.
Herkesin kendine özgü kökleri var elbette. Herkes değişik köken, dil, din, inanca sahip... Farklı toprakların sarmaladığı farklı kökler, farklı tatlarda değişik meyveler veriyorlar. Lezzet dolu kültür mutfaklarında değişik aroma havuzlarında yüzüyor gönüller. Bu da doğal. Çoğulculuğun özünde yatan da zaten bu değil mi? Fakat farklılıklar hep ayrılma, kopma sebebi olarak algılanıyor nedense. Doğuştan gelen, yani seçilmeyen özellikler, neden üstünlük sebebi olarak sunulur, anlayan beri gelsin! Ben şuyum, ben buyum, o halde üstünüm! Hadi canım sende! Git tedavi ol öyle gel...
Tekelci zihniyetler paylaşmayı reddediyor. Eti bana kılçığı sana felsefesi. Biri yiyor, biri bakıyor, kıyamet ondan kopuyor. Kavga çıkıyor, kavgalar büyüyüp savaşa dönüşüyor, yapılan kötülüklere ideolijik kılıflar hazırlanıyor. Bağnaz kafalarda herşeyin yanıtı otomatikleşiyor. Beyinler yıkanmış ve programlanmış. İzafiyet katlediliyor. Birileri her konuda hep haklı, birileri de hep haksız oluyor. BENcilik çok yaygın bir hastalık. İlişkiler çıkar yumağı.
Melekler savaşıyor, insanlar ölüyor. Analar doğuruyor, analar büyütüyor, analar ağlıyor…İnsana yeterince yatırım yapılmıyor. Her yatırımdan kısa vadede ekonomik anlamda rantabl olması bekleniyor. Beklentiler çoğalırken, olanaklar azalıyor. Dünya genelinde doyurulacak mide sayısı sürekli artarken, sabit gelirlerinin payına düşen pasta dilimi küçülüyor. İsyanlar yaygınlaşıyor, şiddet yoluyla bastırılıyor, şiddet şiddeti besliyor. Dünya globalleşiyor. Herşey mutlu azınlıkların ihtiyaçlarına göre dizayn ediliyor. Küreselleştiriyorlar bizi. Medya destekli etkisizleştiriliyor, uysallaştırılıyor, ehlileştiriliyoruz.
Ekranlar teşhircilik yaparak albenisi yüksek malları sergiliyor, kadın vücudunu metalaştırıyor. Bilinç altına yerleştirilen ideal cazibelerin günün birinde kendilerine de ait olabileceğine koşullandırılan beyinler tüketim yarışında oburluk rekorları kırma çabasında tükenip gidiyorlar öbür tarafa, tüm günahlarıyla birlikte... Tüketemeden tükeniyorlar kuzu kuzu. "Özgürlükçü" 21.yüzyıl dünyasında tüketimine dayalı yenisömürgeci düzenin köleleri olduğumuzun bilincine ne zaman varacağımızı merak ediyorum cidden!
Olmak ile malik olmak arasında bocalarken, mağlup oluyoruz sistemin dayanılmaz hafifliğine. Kahroluyoruz; hepimiz stres hastası olduk farkındaysanız. Böyle gelmiş böyle gider diyorsanız sorun yok. Yok hayır gitmemeli diyorsanız, hayatı sorgulayın, birşeyler yapın, tepkisiz kalmayın... Zira zaman su gibi akıp gidiyor. Biliyor musunuz, kırk yılı geçti BİZ buralara geleli... Biraz özlemsel (nostaljik) takıldımsa affola!
Brüksel - 25 Nisan 2005
¤ 03.10.2005 12:06
Konu : Teklif
Kıymetli Yakup YURT Merhaba,
Son günlerde yazılarınızı AKTÜEL DERGİ web sitesi www.aktueldergi.com da beğeni ile okuyor ve takip ediyorum.
Bende aynı sitede yazıyorum ve aynı zamanda AKTÜEL'in yayın danışmanıyım.
Ayrıca MEYIL HABER www.meyilhaber.com sitesinin editörüyüm. Sizin de uygun bulmanız halinde MEYIL HABER web sitesinde de değerli yazılarınıza yer vermek isteriz.
Türkiye'den sevgi ve saygılar.
Metin YILDIRIM
Istanbul Music Sema Group & Dervishes
|